buradaki
dağların hikayesi şuydu
dağınıklardı,
kaşları kanıyordu
ama şimdi
sıra
dağların sırada olmasının nedeni
ebedi bedeni
üzgünüm
çünkü ağızıma sığdıramıyorum sınırsız içki
boyununa
çelik düşsün
ne güzel giyotinleri
ağır yapıyor fransızlar -allahsızlar-
nezaketen
ölmeli bazı insanlar var
en yakın
uçak çok uzak oyuncak
hayır
lenslerim bozulmuyor, bu şehrin bokehsine yağan kar
sen bana
bilinçli olarak dokunan ilk kişisin
öyle
hediyelik eşya satan bir hediyelik eşya gibi
duruyorsun
taburesinde en sanatlı sinema filmlerinin
ağzını
sildiğinde bu bir ikna etme parodisiydi
kahır
düğmesine basınız bugün
yetmeyenle
yeter artık arasına uzatıp sakallarımı,
cennetin
mekdanıs kapısına doğru bekliyorum
kusuyorum
arabeske gönül vermiş zenci komünü
duramasın
otobüsler bütün dudakları ört
rahat
değiliz ki bize baharı getört -getörtıl-
seyir sonu
katım hizmetinizde
hem kahinim
hem şair her şeye dair
kanımı emsin
diye giydiğim bu tişört
boğazımdan
geliyor enfelaket yeminlerimiz
halk
devletin malı anlamında karısıdır
direklere
ellerimiz, burunlara sümüklerimiz
her akşam iş
çıkışında tutunmaya çalışır
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder